19 Nisan 2012 Perşembe

İşte bu yüzden St. Pauli...

Ultra Santk Pauli (USP), Hansa Rostock maçını protesto ediyor...


Polisin talebiyle mahkeme tarafından alınan Hansa Rostock taraftarlarının Millentor'a alınmama kararını protoste etmek için maçı stat dışında radyodan takip edecek.

USP, böyle bir yasağın, futbolseverlerin seyahat ve deplasmanda takımlarını deslekleme özgürlüklerine yapılan bir saldırı olduğunu belirterek bu eylemi gerçekleştiriyor.

Nazi yanlısı ve faşistlikleri ile bilinen ve her maçta aralarında büyük olayların çıktığı Hansa Rostock taraftarlarına bile yapılan bu muameleyi kabullenmeyen USP'ye selam olsun.


Kendilerine yapılmasını istemedikleri haksızlıkların en önemli rakipleri bile olsa başkalarına yapılmasını kabullenmeyen USP'liler dünya ya bir ders daha veriyor.

Önceki hafta oynanan Union Berlin maçında Ebbers'in elle attığı golü hakeme söylerek golü iptal ettirmesin üstünüden kısa bir zaman sonra USP'lilerin böyle bir eylem gereçekleştirecek olmasını öğrenmek St. Pauli taraftarı olarak mutluluk verici.


İşte bu yüzden St. Pauli'yi seviyoruz...


Taraftarları, yöneticileri ve futbolcularıyla şimdiye kadar gerçekleştirdikleri duruşla kalpleri fetheden ve dünya futboluna ışık tutan ST. PAULİ'ye selam olsun.

9 Nisan 2012 Pazartesi

Onun Gibisi Gelmedi (Oku Okut...)




“Efsane” futbol âleminin, genel olarak popüler kültürün en yıpranmış ve en yıpratıcı klişelerinden biri. Üst ligde iki sene kariyer yapan, iki parlak maç oynayan bir futbolcunun adı efsaneye çıkabiliyor. Cem Zamur, bu kitapta, hakiki efsaneleri anlatıyor. Türkiye futbol tarihinin efsane şahsiyetlerinden bir portre demeti. Televizyonun olmadığı, namlı futbolcunun renkli bir fotoğrafının bile neredeyse nadir eser kıymeti taşıdığı zamanların‚ kendi halinde yıldızları... Futbolun hayatın her anını istila etmediği zamanların aşkla oynayan kahramanları...



Bazılarının ismi hâlâ büyük (Lefter’i, Metin Oktay’ı kim bilmez!), bazılarının sadece ismini duymuşluğunuz var, bazıları unutulmuş... Onların hikâyeleri, futbol tarihiyle beraber, gündelik hayatımızın ve duygularımızın tarihine de tanıklık ediyor.


İsfendiyar Açıksöz, Ertan Adatepe, Cihat Arman, Ali Artuner, Doğan Babacan, Hüseyin Çakıroğlu, Basri Dirimlili, Nedim Doğan, Şükrü Gülesin, Galip Haktanır, Mehmet Ali Has, Fethi Heper, Garbis İstanbulluoğlu, İbrahim Kelle, Gündüz Kılıç, Lefter Küçükandonyadis, Metin Oktay, Yasin Özdenak, Yılmaz Şen, Yusuf Tunaoğlu, Hakkı Yeten...


15 Mart 2012 Perşembe

Ustaların geniş zamanda buluştuğu an...

Rahmetli Savaş Dinçel, bir oyunda Sait Faik'i canlandıracaktır. Rolüne çalışırken, bir yandan da büyük yazarın fotoğraflarını inceler, kıyafetlerini aynen bulmaya çalışır. Ayakkabılara takılır gözü, eline fotoğrafı alıp kunduracılara gider, sorar. Bir kadim usta, "Bu modelleri Beyoğlu'nda bir usta var, o yapar" der, isim-adres verir. Savaş Dinçel, oraya gider ve o modeli hakkaten de bulur. Daha o birşey demeden yaşlı ayakkabıcı, "Bir rahmetli yazar vardı adada otururdu, o çok severdi bu ayakkabıları" der. Ustaların geniş zamanda buluştuğu an, o andır...

Vedat Özdemiroğlu

6 Mart 2012 Salı

17 Şubat 2012 Cuma

Futbolun Guernica'sı

Turgut Yüksel, Radikal'deki köşesinde yayınladığı müthiş bir uyarlaması ile Türk futbolunun içinde bulunduğu durumu çok güzel özetlemiş.



Guernica, İspanya İç Savaşı sırasında Nazi Almanyası'na ait 28 bombardıman uçağının 26 Nisan 1937'de İspanya'daki Guernica şehrini bombalamasını anlatan Pablo Picasso tarafından yapılmış tablo.


II. Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali altındaki Paris'te yaşayan Picasso Gestapo tarafından sorgulandı. Söylentiye göre bir Nazi subayı, ressamın evinde Guernica'nın fotoğrafını görünce, "Bunu siz mi yaptınız?" diye sordu ve Picasso'dan "Hayır, siz yaptınız" cevabını aldı.